17 Aralık 2008 Çarşamba

Sadece Naz raporu ...

Pazartesi zordu , kızımdan ayrılmak zordu, tatilden sonra işe dönmek zordu... Ama özlemişim de çalışmayı bir yandan. Ne biçim bir ruh halidir bu, kendimde miyim neyim?
Yazasım yok Naz'dan başka bir şeyler bu ara...
Güzel geçti tatilin son günleri...Cumartesi spontan arkadaş ziyareti , akşam bol film keyfi, Pazar süper bir havada parkte yürüyüş ve oyun, ardından beraber ilk pazar deneyimi... Tüm sebzeleri meyveleri kokladı, elledi, eline alıp bırakmadı :) Ama pazardaki çocukları görmek için sürekli beni itti durdu... Süper insan canlısı oldu. Bayılıyorum bu haline. Oysa o kadar sık dışarı çıkıp, çocuklarla bir araya gelemiyor, biraz yabami olacağını bile düşünür olmuştum.
İlk yaşın sonunda hafif ısırma ve vurma denemelerini, " hayır öyle sevilmez, böyle svilir; ciciii cicii" diye okşamalar dönüştürmüştüm bir süreçle... Şimdi sevdiği şeyleri okşama hareketiyle " ciciii cicii" yapıyor, parktaki çocuklar, arkadaşları, yeni elbiseleri dahil:) Parkta her çocuğun yanına gitti bıdır bıdır, okşamak istedi, kaçanlar ya da ona avurmak isteyenle roldu, gülümsemesi hiç kaybolmadı, peşlerinden koşmaya devam etti, sarılmak istedi...
Sıcakkanlı miniğim benim :)
Bir telefon sevdası gidiyor son haftalar da. Eline ne geçse ( corabı bile) telefon gibi kulağına dayayıp başlıyor çenesi iyice düştüğü için uzun uzun cümleler kurmaya... Çok konuşuyoruz önünde galiba telefonda ( maalesef) ama elden ne gelir. İş amaçlı telefon çok çalıyor, aileler uzakta...
" Ath ath" televizyonun başında. televizyon izlemek için değil,müzik cd'sini açmam için. " th" özellikle yazdım. İngilice'de "th" telafuuz eder gibi " aç" diyor- komik.
Kapıları da açıp kapama sevdası var bu aralar. Bulduğu , hangi delikten çıktığını bazen bilemediğim objeler evin içinde sürekli" Naz transit " ile seyahatte.
Pırr pır kelebek durumu devam, umurunda değil dünya bazen. Popoda kurtlar fıkır fıkır, hergün artıyor. Buna papağan durumu da eklendi, sürekli tekrar ediyor kelimeleri kendince... Cümleler kuruyor, soru soruyor ( vurgulamasından belli), hafif anarşist bir ruh hali var, şükür ki pozitif bir bebek, sürekli gülümseyen- bu yüzden agresif uçlara kaymıyor.

Herşeyden önemlisi çok özgür ruhlusun kızım. Bir yaşından sonrasını tarif edebileceğimiz tek ve özet sıfat bu, OZGUR. Böyle kal, törpülenme gereğinden fazla, e mi yavrum?

5 yorum:

PrimaRima dedi ki...

Çok hızlı konuşmaya başlıyor Naz...gerçekden de çenesi düşük olacak sanırım yandınız.Biliyormusun tam olarak bi başladılarmı susmuyorlar artık işden eve bi geliceksin anlatıcak bıcır bıcır bayılıcaksın:)

Sevgili Sayfa dedi ki...

Pazartesi gerçekten de çok zordu. Mis gibi tatilden sonra.. Seni çok iyi anlıyorum :-(

Neyse ki haftasonu yakın. Naz bakalım sana ne sürprizler hazırlayacak?

pinarbk dedi ki...

Pazartesi kesinlikle çok zordu. Neyse ki yarın cuma. İki günlük küçük bir mola...

Naz, yakında susturulamaz bir hale gelecek. Benden söylemesi:))

Güneş-Begüm dedi ki...

Alışmışız çalışmaya da:)ama gerçekten pazartesi zordu:)siteni dolaştım bugün grupta görünce,naz çok tatlı maşallah,bu arada nazın ilk blog yazısı çok hoş:)

Elif dedi ki...

** Ebru, bakm uzun cumleler kuruyor dediğime, kendince kelimeler, cümleler ama anlamlanacak az akldı biliyorum :)
***Gulfer, yasayan bilir di mi :) az kaldı geri sayıyorum her hafta ki gibi...
***Pınar, okuyorum sizleri, sanırım haklısın, hazırlıklı olmalıyım
***Gunes, hosgeldiniz, yine bekleriz...