28 Mayıs 2012 Pazartesi

Durum raporu


Burası iyice ağlama duvarına dönmeye başladı, ama düşününce mantıklı bir sebebi var.
Her cephede savaş veren bir anne olarak,  kendime zaten adını taktığım bir tanım var blog yazışımla ilgili “ part time blogger”.  Full time blogger’lar, köşe yazarları, bile her gün yeni yazı çıkaramazken benim full time çalışan ve anne olarak, part time bloggerlığım ancak bu kadar olur, değil mi?

Bu iç rahatlatmadan sonra gelelim bizdeki son durumlara;
Naz birey oldu. Bugüne kadar değil miydi denirse, tabi ki öyleydi. Uzun zamandır dediğim dedik çaldığım düdük, ama artık zırlama, ağlama ile değil, gayet güzel kendini anlatarak bizimle tartışarak çalıyor düdüğü.  Mızmızlıkları ve her çocuk gibi zaman zaman şımarıklık denemeleri mevcut, ama gitgide azalıyor. Bazen ağzımız açık kalıyor ailecek, susuyoruz düşünüyoruz.
Bizi dinlemediğini düşündüğümüz anlarda en çok dinlediğini unutursak hemen hatırlatıyor sağolsun…
Özgüven patlaması olarak çevremiz tarafından onansa da, her keskin köşe zararlı olduğundan ufak törpülemelerimize devam ediyoruz.
2 haneli toplama işlemleri dahil olmak üzere matematikte okulunun yönlendirmesiyle aktif olsa da, yine okulunun da salık verdiği şekilde alfabe ve okuma/yazma çalışmalarından uzak duruyoruz.
0-3 yaş uzak tuttuğumuz TV ister istemez hayatında, ama izlediği süre ve programlara karışarak yine de elimizden geleni yapıyoruz.
Son 1 aydır daha rahat ebeveyn mottosuna ayak uydurmaya çalışsam da sürekli bitmeyen iç savaşım devam…
Kısacası Naz bizi büyüttü, biz onu, aslında hayat büyütüyor hepimizi,  sadece o yaşlarda atlamalar daha uzun olduğu için dikkat çekici. Tabi ki bir mucize hayatın kendisi , biz büyükler daha derinden bir şeyler öğreniyoruz, tabi bu eğer sorgulayan bir karakterseniz böyle, yoksa vur patlasın çal oynasın, hayat güzel J

Yaş 30’u geçince bir sorgulama hali başlıyor. Mantık ağır basan duygusal bir varlık olan bende yüreğimin ve beynimin sesi sürekli birbirine karışıyor. Hiçbir zaman yaptım/istedim, oldu diyemedim, yine diyemiyorum. Ama demek lazım sanki.
Kararlar almak daha kolaydı, bol keseden atmak da… Şükür kavramı hayatımda yoktu su aralarda olduğu kadar. Belli belirsiz, tam tanımı bu olmasa da bir tevekkül hali aldı beni.
Baktım , ölçtüm, biçtim, gördüm ki; karar vermeye çalışırken zaman geçmiş, ben aynı sularda yüzmüşüm, çıkmış sahile dinlenmiş kurulanmış yine dalmışım aynı sulara.
Taşıdığım her kimliği hakkıyla yerine getireyim derken, bendeki ben’in hakkı geçmiş…

Vur patlasına geçiş yapamam ama en azından Naz’a , benim kadar ciddiye almamasını anlatabilirim belki de
Yeni yaşımda beklentim kendimden sadece bu, bakalım becerebilecek miyim?

4 yorum:

bernayıldız dedi ki...

Bazen bende çok düşünüyorum bunu eyhat benimde bir hayatım olmalı dediğim çok AN ama demekle kalıyor yahu açıp kitabımı okuyayım yanında da bir kahve içeyim dediğim an neredeyse hiç olmuyor :((yazdıklarından bunları mı çıkarmalıydım bilmiyorum ama belkide ben kendime göre düşünüyorum... benimde bir kızım var naz :)) ama bizimki sevim naz ... biraz haylaz biraz yaramaz :)) hala zır zır ve fazlasıyla mızır...
sevgiler...

iceservis servis dedi ki...

Bizleri bilgilendirdiğiniz için kilo verme merkezleri adına teşekkür ederim.

servis dedi ki...

Bloğunuza gerçekten hayran kaldım çok güzel bilgiler vermişsiniz. Ambulans Uçak konularında profesyonel hizmet vermekteyiz

servis dedi ki...

yapmış olduğumuz yorumları onayladığınız için teşekkür ederiz, kiralık jet çözümleri için bize ulaşabilirsiniz.