20 Ekim 2008 Pazartesi

Dünden notlar...

Büyüyor çok hızlı hem de ... İlk yaşından sonra takibi tamamen kaybetmiş hissediyorum. Gündüzleri kaçırdıklarımı akşamları ve sabahları yakalamaya çalışıyorum... Ben yoruluyorum ve yıpranıyorum , hissediyorum... İyice kilo verdim , ama şanslıyım ki Marina çok yardımcı, evde hiç birşeye dokundurmuyor... Aşkısı hep anlayışlı, hakkını yemeyeyim... Ne kadar mutlu bir aileyiz demek niyetinde değilim, herkes gibiyiz, kendimize göreyiz... Ama hakkını vermek lazım herkese... Kardeşim destek oluyor. Annem-anneannem uzakta ama hergün yanımdalar.... Sabah sabah kendimi motive etmek için yeterli sanırım bu düşüncelerim....

Keşifler hız kazandı, aslında daha hızlı algılamaya başladı keşiflerinin sonuçlarını... Geçenlerde Zeynep'in bloguna yazdığım gibi daha çığırtkan, daha talepkar, daha kendinden emin, daha özgür ruhlu... Dün akşam akşam yemeği esnasında şaşırttı beni...
Hep beraber sofraya oturmak ideal tabi, çok da takdir ediyorum yapabilenleri ama Naz'ın uyku saati nedeniyle 19:00 gibi yemek istiyor yemeğini, gecikirsek arbedeye dönüşüyor. Benim işten dönüşüm 18:30 civarı oluyor, aşkısı daha da geç ... Her zaman olmuyor tabi, ama dün kardeşim süper bir yemek hazırlamış, Naz önden nohutunu yedi sonra bizimle devam etti. Önünde patates püresi ve çatalı ile oynarken, fırlattı plastik çatalını... Bu aralar herşey fırlatılıyor zaten... İnatla " eeeh eeeh eeh" diye benim çatalı istedi, önce itiraz etsek de verdik tabi... Naz'dan bir uçan bir kaçan kurtuluyor bu aralar. Aldı kocaman çatalı baktık ki onunla yemeğe çalışıyor ... Sonra bizim cam bardaklardan istedi...Eeee koca kadehi veremezdik, ona da sincaplı bir cam bardak bulduk suyunu da ondan içti...
Yemekten kalkarken "çıkar kızım önlüğünü " dedik bir iki defa, çekip çıkardı kollarından :)
Buzdolabı magnetleri elinde koşturuyor, oyuncaklara ne gerek tüm ev onun oyuncağı... alıyor fırlatıyor, yenisini istiyor... Boşaltacağım buzdolabının üstünü o olacak son çözüm...
"Annnnneeee" öğrendi Cumartesi'nden beri... Çok uzun zamandır anne-baba diyor ama nazlı nazlı, istediği yapılmadığında şikayetçi tavırlarla, kucak istediğinde bu vurgulamayla yeni öğrendi... Şimdi her isteği önce "annnneeee" diye başlayıp sonra kendi dilinde konuşmalarla devam ediyor.
Biraz biraz "teyte" der oldu, arada "aaalı" da diyor teyzesinin peşinden koşarken...
Her gün gösterebildiği uzuvlarına yenileri ekleniyor ki, bu aralar " burun " favorimiz... Göz nerede, burun gösteriliyor, kulak nerede burun gösteriliyor, kafa nerede aynen... Bilmediğinden değil, biliyor da burnunu gösterip gösterip alkış yapıyor kendine koca bir sırıtma ile... Yeni öğrendi ya , sürekli onu tekrarlıyor.
Banyo sonrası kapıyor elimden tarağı , saçlarını tarıyor, tarağın dişleri saça denk gelmiyor hep ama olsun, mutlu oluyor....
Hala televizyon izlemiyor, kapalı tüm gün, arada müzik açıyoruz... Ama DVD'den müzik çalarken sesin televiyondan geldiğini bilip yapışıyor ekranına, bu yüzden görüntü bağlantısını kopardık... Zaten bu yapışma olayı televizyon izletmemem için yeterli...
Bazen kitaplarına yeni şeyler öğrenmeye çok ilgili, ama ilgisini çeken bir oyun ya da olası oyuncak materyali yakaladı mı dış dünyayla kendini kapatıyor. Şimdi Aslı ile konuştum... Meyvesini bitirmiş, oyun istiyormuş. Portakal nerede deyince topunu uzatıyormuş, elini uzatınca kardeşim parmağını uzatıyormuş ( bayılıyor işaret parmak uçlarını birleştirip kıkırdamaya minik E.T'im benim...)
Bak özledim şimdi...

5 yorum:

pinarbk dedi ki...

Aynı şeyi hissediyorum. 1 yaşından sonra takip edemez oldum. Çok heyecanlı bir filmin ortasında gibiyim. Her sahne sürprizlerle dolu.

Aman şunu da unutmayayım derken, bir bakıyorum başka birşey olmuş. Ve hızla ilk bebekliğini unuttuğumu farkediyorum. Soranlara çok usluydu, çok uyurdu falan diyorum. hamileliğimi gülerek anlatıyorum. Bana bir haller oluyor:)))

Elif dedi ki...

Yalnız olmamak güzel, blogu bunu hissettrdiği ve paylaştıkça beni hafiflettiği için seviyorum en çok ...
Kesinlikle aynı hallerdeyim Pınar, ama sanırım doğalı bu , unutup zorlukları, bu kadar güzel hatırlanmasa kimse 2. bebeğe kalkışmazdı bence :)

EBRU ve RİMA dedi ki...

Aynı yollardan her anne her çocuk geçiyor siz yazdıkca ben okudukca kızımı düşünüyorum evet aynı bizim gibiymiş diyorum:)
Buzdolabı magnetleri çok kurtarıcı oluyor bazen.Hiç rastladınızmı bilmiyorum ama Bazı oyuncakcılarda çocuklar için magnetler yapılmış çok hoş alfabe ve sayılar var buzdolabına yapıstırın oynasın ögrensın tavsiye ederim:)Bende buzdolabını magnetlerle doldurdum ben yemeğimi yapıyorum o yapıstırıp cıkartıyor filan iyi oluyor:)

KEO dedi ki...

yazının çoğunu kafamı sallayarak hıhıı, evett, biz dee:)) diye okudum Elif'ciğim. Bu ne enerji, bu nasıl bir sünger beyin ama di mi:))bakalım daha neler bekliyor bizi??

Elif dedi ki...

Selam Ebru, evet bu haftasonu bakacağım bu oyuncak magnetlere, süper fikir- hem dah asağlıklıdır, hala dişliyor Naz bulduğunu


Selam Özgürcüm, Ceren ile Naz tanışmalı ilk fırsatta cidden benziyorlar, bizim de çok ortak yönümüz çıktı, çok isteriz, bu bir teklifdir :)